Nikomedya'ya Ağıt
Devletler otağı kenttin dün kadar yakın,
Şimdi yarılan toprağın altındasın.
Deli misin nesin, böyle suskun, böyle emin;
Dev yapıların vardı dün kadar yakın
Ah Nikomedya, Nikomedya!
Senden yücesi varmıydı ya?
Her kuşaktan her ulustan insanlar vardı,
Tersanen, denizin neşe dolar taşardı,
Ünlü mahkemen kılı kırk yarar hakkı arardı,
İnsanların yarınından emin, mutluluk taşardı
Sarayların bunlar mı, bu döküntüler.
Tiyatroların hani, nerede ünlü heykeller?
Tanrılar mı şaşırdı ne, sirkin kapıları açık,
Başıboş hayvanlar yıkık kente hükmeder
Gün doğanda kent kaptansız gemi gibi
batıyordu.
Duvar duvar üstüne, dam dam üstüne
yatıyordu.
Hiç ötesi yok, bekçi tanrılar kenti terk etti,
Derken bir yangın yalazı yıkık kenti
sarıyordu
Ah etti komşu tanrılar, kenti kıskandılar;
Balil surlarından metin hipodromu
taşladılar.
Kemerler, müzeler, imparator hamamı
bir yıkıntı,
Sunaklar, taşınaklar hayaletin oldular
Ah Nikomedya, Nikomedya!
Senden yücesi varmıydı ya?
M.S. 358 depreminden sonra tamamen yıkılan ve 50 yıl kadar iskan
edilemeyen Nikomedya'yı tasvir eden halk ozanı Libanius'un şiiri…
Türkçeleştiren: Avni Öztüre